31 Mayıs 2009

Derya'nın Su Böreği


;) Hepimizin tarif defterlerinde böyle isimler vardır.. Annemin limonlu pastası, Nur Yengenin çorbası, Tante İlse'nin Brownie'si, Tante Helga'nın elmalı pastası ve Derya'nın Su böreği gibi.. Ben tarifi seneler önce Derya'dan almıştım ve bu nedenle benim defterime bu isimle girdi. Aynı tarif bir başka defterde bir başka isimle anılıyordur muhakkak.. Bu anonim tarif muhtemelen pek çok yemeksever tarafından biliniyordur ama annem benden ısrarla tarifini isteyince ve ben de bu aralar iki gün ara ile bu böreği pişirince bloguma girmeye hak kazandı.. Geri bildirimlerini bekliyorum anne!

Çocuklu ailelere mutlaka tavsiye ederim çünkü bizim kızların ikisinin de favori böreği bu... Geçtiğimiz haftasonu ilk kez bizi ziyarete gelen yeğenimiz Lara bebek de ilk kez börek yedi:)Sanırım onunda favorileri arasına girecek..

Kıvam olarak biraz su böreğini, biraz da fırında makarnayı andırıyor ve bu böreği yaptığınız yufkaların ille de incecik olması gerekmiyor. Market tipi paketli yufkalarla da gayet güzel oluyor. Hatta bence onlar malzemeyi daha iyi çektiklerinden onlarla daha bile güzel oluyor.. Böreğin aslında tek özelliği bir gece önceden hazırlanıp buzdolabında bekletilmesi.. Böylece sütlü yumurtalı karışımı yufkalar iyice emip yumuşacık lezzetli bir börek elde ediyorsunuz..Yapması da pek kolay:

Malzemeler:
4 yufka
3 yumurta
2 bardak süt (400ml)
2 çorba kaşığı yoğurt
1/2 çay bardağı sıvı yağ(70 ml)
400-500 gr böreklik lor

Büyük boy kare Borcam ya da 25*25 boyutlarına uygun bir fırın kabı

Tarifi:
Fırın kabını yağlayıp hazırlayın. Yufkaları yarıya keserek uzun kenarına biraz lor dökerek(çok fazla koymayın)yufkayı gevşekçe bir rulo halinda sarın sonra da biraz büzerek fırın kabına yerleştirin. Aynı işlemi diğer yufkalarla tekrarlayarak hepsini helezonik olarak fırın kabına yerleştirin. Uygun boyutta bir fırın kabı kullanıyorsanız yufka ruloları biraz sıkıştırarak da olsa kaba sığacaktır.
Süt, yumurta, yoğurt ve sıvıyağı derin bir kapta çırparak karıştırın ve bu karışımı yufkaların üzerine dökün. Şimdi kabın üzerini bir streç folyo ile kapatarak en az bir gece boyunca buzdolabında bekletin. Bu süre boyunca yufkalar sütlü karışımı iyice emeceklerdir.Ertesi gün Fırında 180 derecede üzeri güzelce kızarana dek yaklaşık 30-40 dakika pişirin...
Önce güzelce kabaran bu börek ne yazık ki sonra iniyor.. Benimki de kesilip fotoğraflanana kadar epey sönmüştü ama lezzetinden birşey kaybetmiyor:)

25 Mayıs 2009

Waffel


Waffel denildiğince pek çoğunuzun aklına mis gibi vanilya kokusu ile beraber diktörtgen şeklinde üzeri binbir çeşit meyve ve sosla tatlandırılan bir tür belçika tatlısı geliyordur. Oysa Waffel benim için yuvarlak olmalı ve bu yuvarlaklar küçük kalplerden oluşmalıdır. Hamuru incecik olmalı ve üzerine sadece taze çırpılmış krema ve sıcak vişne sosu konmalıdır. Hadi hava çok sıcaksa dondurma ile soğuk vişne sosu da olabilir.. Ama sadece o kadar...
Waffel kelimesinin kökünün Flamanca'da arı peteği anlamına gelen bir kelimeden geldiği düşünülmekle beraber waffel yapmakta kullanıldığı düşünülen ilk waffel presleri 9. yy civarına tarihlenerek Belçika'da bulunmuş. Almanya'da her panayır'da muhakkak satılan waffel'lar için yüzlerce tarif olmakla beraber benim favori tarifim "Das Dr. Oetker Grundbackbuch" kitabımdan. Waffel'ları hazırlamak için Tchibo'dan aldığım ikili bir Waffel makinası kulanıyorum. Türkiye'de satılan Waffel makinalarının çoğu dikdörtgen şeklindeki kalın Belçika Waffelları hazırlamak için kullanılıyor. Benim tercihim daha ince olan yuvarlak Alman tipi waffeller!.
Yukarıdaki Fotoğraf ise yine Dalyan Kano Otel'de çekildi. (Bu arada Kano otel internet sitesine bir süredir virüs uyarısı nedeniyle giriş yapılamıyor, yeni sitemiz hazırlanıyor!)
Waffel
Hamur için malzemeler:
175 gr Tereyağı
175 gr Şeker
1 paket vanilya şekeri
4 Yumurta
1 fiske tuz
200 gr Un
50 Gr Nişasta
1/2 tatlı kaşığı Kabartma Tozu

Üzerine
250 gr dondurulmuş vişne
2-3 çorba kaşığı şeker
1-2 çorba kaşığı nişasta

1 paket pastörize krema
Sıcak günlerde kremanın hemen yumuşamasını engellemek için bir poşet krema sertleştirici kullanabilirsiniz.

Tarif:
Öncelikle Vişne sosu için vişneleri bir tencereye alıp nişasta ve şekeri üzerine ilave edin, vişneleri bir taşım kaynatıp tadını ve kıvamını kontrol edin. Gerekiyorsa şeker ya da biraz suyla ezilmiş nişasta ilave ederek ya da çok katı kıvamlı olduysa biraz su ilave ederek yumuşak kıvamlı bir pelte elde edin. Pelte soğuk yenecekse önceden hazırlayıp soğutmuş olmalısınız, Alman usulü sıcak pelte koyacaksanız tencerede kalabilir.
İyice soğuttuğunuz kremayı yine soğutulmuş bir kabın içinde soğutulmuş çırpma telleri ile mikserde önce düşük sonra yüksek devirde çırparak kıvamlı bir hale gelmesini sağlayın. Hazır kremayı iyice soğuması için hamur hazırlanana kadar buzluğa da koyabilirsiniz. Ya da buzdolabının en üst rafına koyarak serin kalmasını sağlayın. Eğer ortam çok sıcaksa ve krema bir müddet servis için dışarıda duracaksa kremayı çırptıktan sonra bir paket krema sertleştirici ilave edebilirsiniz.

Hamur için; Tereyağını eritip mikserle köpürene kadar çırpın. Şeker ve vanilya şekerini ilave edip çırpmaya devam edin. Birer birer yumurtaları(oda sıcaklığında olurlarsa hamur daha güzel olur) ekleyip tuzu da katın. Un,nişasta ve kabarta tozunu bir süzgece koyup(İkea'da özel un süzgeçleri var eleyerek hamura karıştırmak için çok pratik) orta devirde çırparken yavaş yavaş hamura ilave edin. Akışkan kıvamlı bir hamur elde etmiş olmalısınız. Eğer kıvamı fazla sert olduysa biraz süt yada su koyarak akışkan hale getirebilirsiniz.
Waffel makinanızı yağlayıp(yeni modeller genellikle pek yağlanmayı gerektirmiyorlar!) ısıtmaya başlayın. Makine iyice ısındığında yaklaşık bir büyük servis kaşığı dolusu hamuru hızlıca makinenin içine yayıp kapağını kapatıp bir süre bastırın. Bu sürede hamur ısınıp makinenin içine yayılacaktır. Makinenin cinsine göre 1-2 dakikada waffellar üzeri kızararak servise hazır hale geleceklerdir. Hazır olan Waffel'ları bir tel ızgara üzerine alıp sonra da fazla soğumasını beklemeden önceden hazırladığınız krema ve vişne sosu ile servis yapın.
Yalnız waffel servisi yapmak biraz Mangal başında durmaya benziyor, mutlaka makinenin başında durmak gerekiyor ve siz ancak sonuncu waffel pişirildikten sonra misafirlerinizin yanına geçebiliyorsunuz. Benimki gibi açık mutfağı olanlar bu sırada muhabbetten kopmadan waffel pişirebilirler:)
Her waffel üzerine bir kaşık krema ve bir kaşık vişne peltesi ile servis edilir.
Bu arada waffel servisi için yaratıcılığınıza sınır koymayın.. Çeşit çeşit meyvelerden çikolata soslarına ve dondurmalara kadar pek çok malzeme waffel'lara yakışıyor..

26 Nisan 2009

Çilekli Tart


Dalyan'dayız!... Sessiz, sakin, huzurlu, yeşil, mavi, keyifli, eğlenceli... Dalyan'ı anlatacak kelimelere karar vermekte zorlanıyorum... Aşağıdaki fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi pek hoş bir yerdeyiz:) Sevdiğimiz işi keyifle yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kano Otel'de ilk misafirlerimiz olarak ağırladığımız Demet ve Julian tüm tatil günleri için yağmur bilgisi veren meteoroloji tahminlerine aldırış etmeden otelimizin açılışında hazır bulundular ve tüm tahminlerin tersine pırıl pırıl güneşli günler geçirdik. Açılışımız için yine yanımızda olan annem ve babam da ilk misafir gurubumuzun arasındaydı ve hepimiz birarada olunca bol bol yenilip içilen bol yemek sohbeti yapılan pek keyifli bir ortam oldu. Biz de annemle her öğleden sonra pasta yapmayı ihmal etmedik tabiiki;)
Yöresel tatları keşfetmek için gittiğimiz Ortaca pazarında bulduğumuz çilekler o kadar güzeldi ki dayanamayıp 2 kilo birden aldık ve çileklerle kocaman bir çilekli pasta hazırladık. Pasta tabanı olarak rulo pasta yapımında kullandığımız bir pandispanya hazırladık. Üzerine vanilyalı puding döküp çilekleri yerleştirdik ve en üstüne de tart jöle koyduk. Tam bir yaz pastası oldu!
İşte detaylı tarif:
Hamur
3 yumurta
120 gr şeker
50 gr Un
50 gr Buğday Nişastası
1 tatlı kaşığı Kabartma tozu

Puding/Muhallebi
1 lt Süt
2 paket Vanilyalı Puding
2 çorba kaşığı tereyağı

1,5 kg Çilek

2 paket tart Jöle
1/2 lt vişne suyu


Tarif:
İlk olarak çilekleri yıkayıp ayıklayarak hazırlayın. Çileklerin büyüklüğüne göre ikiye yada dörde bölün.Çilekler bir süzgünün içinde bir kenarda dursunlar.
Hamurunu hazırlarken, önce fırınınızı 180 dereceye ayarlayıp çalıştırın. Fırın tepsinize(35*40 cm civarı olmalı) yağlı kağıt yayayrak ya da tepsiyi yağlayarak hazırlayın.
Şimdi önünüze 2 adet karıştırma kabı alın. 3 yumurtanın sarılarını ve beyazlarını ayırarak bu kaplara koyun. Bir Mikser ile önce yumurta aklarını bol köpüklü bir hale gelene kadar çırpıp 120 gr şekerin yarısını bu yumurta köpüklerine yavaş yavaş ilave ederek karıştırmaya devam edin. Şimdi mikseri yumurta sarılarına daldırıp onları da iyice köpürtün. Kalan şekeri ilave edip çırpmaya devam edin. Şeker iyice karışıp açık sarı bir karışım elde ettiğinizde yumurta aklarını sarıların üzerine ilave edin ama henüz karıştırmayın. Mikser ile işimiz bitti.(Bu arada önce yumurta aklarını çırpıyoruz çünkü yumurta aklarını çırparken mikser uçlarında herhangi bir yumurta sarısı artığı olmaması gerekiyor) Bir kaba un, nişasta ve kabartma tozu karışımını eleyerek bu un karışımını da sarıların olduğu kaba aktarın. Şimdi bir tahta kaşık veya spatula yardımı ile yumurta sarıları, akları ve un unları yavaş hareketlerle karıştırın. Bu işlemin çok dikkatli yapılması gerekiyor ki köpürttüğümüz yumurtalar sönmesin. Hamur karışımında un taneleri gözden kaybolduğunda bir spatula yardımı ile hamuru tepsiye yayıp fırına koyuyoruz ve 12-15 dak. pişiriyoruz.
Pastanın tabanı pişerken pudingimizi pişiriyoruz. 1 lt sütü tencereye koyup 2 paket vanilyalı puding tozunu ekleyerek karıştırarak pişiriyoruz. Kaynamaya başlayınca iki çorba kaşığı tereyağını ekliyoruz ve birkaç dakika daha karıştırıyoruz.
Bu arada pasta tabanınız fırından çıkmış olmalı. Henüz sıcak olan vanilyalı pudingi hamurun üzerine dökün ve hafifçe ılınmasını bekleyip pudingin üzerine çilekleri yerleştirmeye başlayın. Bu işi yaparken fazla oyalanmayın çünkü puding çok soğursa çilekler pudingin üzerine yerleşemez ve pasta üzerinde patinaj yapmaya başlarlar:)
Son katmanımız için yarım litre vişne suyunu(kırmızı orman meyveleri suyu da olabilir) tencereye koyup 2 poşet tart jöle ile karıştırıyoruz ve kaynatıyoruz. Poşetin üzerindeki tarife aynen uymalısınız yoksa tart jölenin kıvamı bozuk olabilir. Jöleyi bir kaşık yardımı ile pastanın her tarafına eşit miktarda olacak şekilde yayın ve pastanızı en az iki saat buzdolabında soğutun. Afiyet olsun.


Kano otel'de gece manzarası.. Sağ yukarıdaki kaya mezarları manzarasına dikkat!


Nehir tarafından Kano otel bahçesi!

16 Nisan 2009

Tabansız Kaesekuchen


Bu blogu okuyan herkes artık Kaesekuchen'ın bir tür peynirli kek yada ingilizce tanımıyla cheesecake anlamına geldiğini biliyor diye düşünerek başlığımı bu şekilde koydum. Aşağıdaki pastayı aylar önce küçük kızımın arkadaşları ve anneleri ile yaptığımız bir buluşmada Berna'da yemiş ve çok beğenmiştim. Kaesekuchen'ın her çeşidini daha önce yemiştim ama hiç tabansız olanından yememiştim. Altında hamur olmadığı için daha da hafif bir tatlı olmuş ve hem tatlı hem pasta olarak ikram edilebilecek türden bir pasta...Berna Alman geleneklerine sadık olarak üzerine meyveli sos koymamıştı ama ben Alman ve Amerikan pastalarını harmanlayarak aşağıdaki tarifi hazırladım. Orjinal tarif için Berna'ya teşekkür ediyorum.
Pastayı hazırlarken kelepçeli kalıbınızın tabanının üzerinde bıçakla kesmeye uygun olduğundan emin olursanız sonradan işiniz daha kolay olur. Çünkü bu pastanın tabanı olmadığından kalıbın dibinden çıkarmak sonra biraz zor olabilir. Ben genellikle sadece kelepçeli kalıbın yanlarını çıkarıp pastayı kalıbın tabanının üzerinde bırakıyorum. İlla da kalıbın üzerinden alacaksanız mutlaka bir gece buzdolabında iyice soğuttuktan sonra büyük bir pasta spatulası ile taşımanızı öneririm. Ayrıca tüm Kaesekuchenlar gibi bunu da mutlaka bir gece önceden yada sabah çok erkenden hazırlamalısınız ki tam anlamıyla soğuyup kendi kıvamını bulsun. Bu pastanın illa da buz gibi soğuk olması gerekmiyor ama içindeki yoğun malzemeler nedeniyle soğuması uzun sürüyor.
Tabansız Kaesekuchen/Cheesecake
Malzemeler:
250 gr Tereyağı(Yumuşak kıvamda)
200 gr Şeker
2 paket vanilya şekeri
4 yumurta sarısı
4 yumurta akı
1 kg süzme yoğurt
50 gr İrmik
25 gr Un
3 Çorba kaşığı Limon suyu

Üzerine:
250 gr dondurulmuş yada taze orman meyveleri / vişne
2-3 çorba kaşığı şeker
1/2 bardak kırmızı meyvesuyu (orman meyvesi yada vişne olabilir)
2-3 çorba kaşığı nişasta

Tarif:
Bir kapta yumurta aklarını iyice köpürüp katılaşana kadar çırpın.BU çırpılmış yumurta akları bir kenarda dursun. Ayrı bir kapta tereyağını çırparak köpürtün ve sırayla şeker, vanilya şekeri, yumurta sarısı, Süzme yoğurt, unla karıştırdığınız irmiği ve limon suyunu ekleyin. Son olarak çırpılmış yumurta aklarını bu karışıma ekleyip bir tahta kaşık yada spatula yardımı ile dikkatlice ve yavaşça karıştırın. Dikkat: Bu aşamada mikser kullanmayın çünkü hızlı karıştırır yada çırpmaya kalkarsanız yumurta köpükleriniz söner ve pasta olması gereken yumuşak ve havalı kıvamda olmaz.
Bu malzemeyi yağlanmış bir kelepçeli kalıba koyup 175 derecede yaklaşık 1 saat pişireceksiniz. Küçük fırınlarda üst ısı fazla gelebilir gerekirse (üzeri fazla kızarırsa) pastanın üzerini yağlı kağıt yada alüminyum folyo ile kapatarak ve hatta fırın ısısını biraz düşürerek pişme süresini mutlaka 1 saate tamamlayın. Bazen pastanın üzerinde çatlaklar oluşabilir merak etmeyin bu Pastanın doğal bir özelliğidir. Zaten aşağıdaki meyve peltesini üzerine koyarsanız çatlak da görünmez olacaktır.
Pasta iyice soğuduktan sonra; meyve suyundan birkaç kaşık alıp bir kase içinde nişastayı ezerek bulamaç haline getirin ama dikkat edin yopaklar kalmasın. Meyveleri bir tencereye şeker ve meyve suyu ile koyup bir taşım kaynattıktan sonra nişasta karışımını meyvelere ilave edip bir taşım daha kaynatın ve kıvamını kontrol edin. Eğer fazla sulu olduysa biraz daha nişastayı ezerek ilave edin yada çok katı olduysa biraz daha su yada meyve suyu ilave edin. Dondurulmuş meyveler genellikle daha çok su saldıklarındamn taze meyvelerde sıvı miktarını arttırmak gerekebilir. Pelte konusunda hiç tecrübem yok kıvamını nasıl bileceğim derseniz pelteyi yapmaya başlamadan buzluğa bir çaytabağı koyun, pelte hazır olduğunda buzlukta soğumuş olan tabağın üzerine bir tatlı kaşığı kadar pelteyi koyup kıvamına bakın; tabağı yan çevirdiğinizde üzerindeki pelte çok ağır bir şekilde aşağıya iniyorsa doğru kıvamda olmuş demektir! Yalnız tüm bu işlemler esnasında pelteyi fazla kaynatmak zorunda kalırsanız ve ahududu gibi hassas meyveler kullandıysanız işin sonunda meyveli pelteden ziyade meyve püreli pelte elde edeceğinizi de eklemek isterim. Bu nedenle ilk pelte tecrübesi için belki vişne kullanmakta fayda olabilir.

05 Nisan 2009

Mermer kek


Bu haftasonumuzu Köyceğiz Dalyan'da geçirdik. Önümüzdeki sezon işletmesini üstlendiğimiz ve 17 Nisan'da açmayı planladığımız Kano Otel'de bir haftasonu geçirdik! Bizim gibi sessiz ve sakin ortamları sevenler için yılın bu mevsimi tüm sayfiye yerleri cennet gibi gerçi ama bu küçük haftasonu tatili (bugün feci yağmur yağmasına rağmen) hepimiz için çok özel bir tatil oldu. Kızlar tüm yaz tatillerini geçirecekleri bu beldeyi ve Kano otel'i gördüler ve tüm çevreyi çok sevdiler. Sezon henüz tam anlamı ile başlamadığından zaten sessiz olan ortam akşam saatleri ile birlikte iyice sakinleşti ve her yer o kadar sessiz oldu ki neredeyse biz konuşurken bile ortam sessizliğini bozmamak için fısıldar hale geldik.. Her zaman yüksek sesle konuşan Doğa'mızın konuşmalarını ise tüm Dalyan halkı dinledi sanırım:)
Köyceğiz Dalyan'da 17 Nisan'da açacağımız Kano Otel'i daha detaylı incelemek isteyenler www.otelkano.com adresinden web sitemize ulaşabilirler. Ayrıca küçük Oteller kitabının hem web sitesinde hem de kitaplarında yer alıyor.
Yukarıda Fotoğrafı görülen Mermer kek'i izmir'de hazırlayıp yanımızda götürmüştüm. Kızların İztuzu plajından topladığı deniz kabukları ile beraber masanın üzerinde hoş bir görüntü verdi. Mermer kek benim en sevdiğim kek olup çocukluğumda bazen doğumgünü pastası olarak anneme sipariş ettiğim bir kek'tir:)Adını görüp de sert bir kek olduğunu sanmayın lütfen:) adı alacalı görüntüsünden dolayı"mermer" yoksa aslında yumuşacık ve lezzetli bir kek.. Ben orjinal tarife ilaveten damla çikolata ve ceviz ekliyorum(illa bir değişiklik yapmam gerek yani:) Burada görünen kek aşağıdaki tariften çıkan miktarın yaklaşık 2/3'ü. 1/3'lük kısmını başka bir kalıpta yaparak buzluğa atıyorum. Hamurun yaklaşık 2 misli kadar kabaracağını hesaplayarak uygun boyutta bir yada birden fazla kek kalıbına paylaştırabilirsiniz.
Ve işte bugünün tarifi:
Mermer kek
Malzemeler:
300 gr Tereyağı yada Margarin(yumuşak kıvamda-ılık)
275 gr Şeker
1 Paket vanilya şekeri
1 fiske tuz
5 Yumurta
375 gr Un
4 tatlı kaşığı(silme)kabartma tozu
3-4 çorba kaşığı süt

kakaolu kısmı için :
20 gr Kakao
20 gr Şeker
2-3 Çorba kaşığı süt

İsteğe bağlı:
3-4 Çorba kaşığı Damla çikolata
3-4 Çorba kaşığı kırılmış Ceviz

Tarif:
Fırınınızı 175 dereceye ayarlayın(orta ısı)ve ısıtmaya başlayın.
Yağı mikser ile yaklaşık yarım dakika iyice çırpın. Şeker, vanilya şekeri ve tuzu yavaş yavaş ilave ederek çırpmaya devam edin. Yumurtaları birer birer ilave ederek her yumurta için yaklaşık yarım dakika çırpın. Un ve kabartma tozunu bir kaba eleyin ve yavaş yavaş ilave edin. Son olarak sütü de ekleyin. Ve kaşıktan zor düşen ama yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin.(gerekiyorsa 1-2 kaşık daha süt ekleyebilirsiniz) Eğer istiyorsanız bu aşamada ceviz ve damla çikolataları koyabilirsiniz. Bu hamurun yaklaşık 2/3'ünü yağlanmış kek kalıbınıza(büyük boy)dökün.
Kalan hamurun üzerine kakao, şeker ve sütü ilave edip bir daha karıştırın ve bu esmer hamuru diğer açık renkli hamurun üzerine dökün. şimdi bir çatal yardımı ile esmer ve beyaz hamuru hafifçe birbirine karıştırın. Ama çatalı çok dibine sokmadan biraz yüzeyden karıştırın ki geleneksel mermer görüntüsü ortaya çıksın:)
Eğer kekin tamamını tek bir kalıpta yapıyorsanız pişmesi yaklaşık 45-50 dakika sürecektir. Ama benim yaptığım gibi hamuru daha küçük kalıplara pay ederek pişiriyorsanız kalıbın büyüklüğüne göre 30-35 dakika yetecektir. Tahta bir çöp şiş çubuğunu keke saplayarak kekin pişip pişmediğini anlayabilirsiniz. Eğer çubuk temiz çıkıyorsa kekin içi de pişmiş demektir. Eğer çubuğun üzerinden yumuşak hamur kalıntıları varsa biraz daha durması gerekir.
Tarifin orjinali "Das Dr. Oetker Grundbackbuch" kitabından alınmıştır.

İztuzu plajından toplanan deniz kabuklarımız...

01 Nisan 2009

Elma Rüyası - Apfeltraum


Bu tatlı hem hafif, hem sağlıklı, hem de kolay bir tatlının ne kadar lezzetli olabileceğine dair en güzel örneklerden biri. Tarz olarak biraz Tiramisu'yu andırsa da Tiramisu'dan çok daha hafif bir tatlı. Geçen hafta Tante Gertrud bu tatlıdan yapıp anneme getirmiş. Tele-konferans ile tarifi onlardan aldıktan sonra internette biraz araştırınca Almanya'da çok popüler bir tatlı olduğunu öğrendim. Orjinalinin yapımında "Calvados" ve "Mascarpone" kullanılıyor. Calvados Fransa'da üretilen bir tür Elma Brandy'si ve oldukça sert bir içki ben hem calvados'um olmadığı için hem de bu tatlı bir çocuk partisi için hazırlandığından calvados yerine elma suyu kullandım. "Alkollü" tatlı tercih edenler calvados da kullanabilir. Mascarpone yine bizim buralarda pek bulunmayan kremamsı bir tür italyan peyniri. Mascarpone'ye alternatif olarak ben süzme yoğurt ile kremayı çırptım. Bu şekilde hem daha hafif hem de daha sağlıklı oldu. Taban malzemesi olarak pastaneden adığım kedi dili kurabiyelerini kullandım (Büyük boy kare borcam için yaklaşık 100 gr kedi dili gerekiyor) ama Tante Gertrud taban olarak pastaban kullanmış ve o da çok güzel olmuş(annemin söylediğine göre) Kedi dili bulamayanlara alternatif olarak bilgi vereyim dedim...
Ve işte Elma rüyamızın tarifi:

Elma Rüyası
Malzemeler:
Elma püresi için:
1 kg mayhoş elma
3-4 çorba kaşığı şeker
1 çubuk tarçın
yarım su bardağı elma suyu

Taban
100 gr kedi dili bisküvi
yarım su bardağı Elma suyu

Üst krema
200 gr süzme yoğurt
1 paket süt kreması(200 ml)
2 paket vanilya şekeri
2-3 çorba kaşığı pudra şekeri

Süsleme
Toz Tarçın
Limon suyunda bekletilmiş çok ince elma dilimleri

Tarif:
Elmaları soyup küpler halinde kesin. Elma suyu, Şeker ve tarçın ile beraber kaynatın. Elmalar iyice yumuşadığında tarçın çubuğunu içinden çıkarıp bir çatal yardımı ile elmaları ezip püre haline getirin. Elma püresinin iyice soğuması gerekiyor, o nedenle bir gece önceden de hazırlayabilirsiniz. (okuduğum Almanca tariflerden birinde elma püresi olarak birkaç kavanoz bebek maması kullandığını yazıyordu ama ben o kadar tembellik etmedim;)
Taban için kedi dili bisküvilerini (yada pastaban altını)kabımızın dibine diziyoruz(ben büyük kare borcam kullandım)her birinin üzerine yaklaşık bir çorba kaşığı elma suyu olacak şekilde kedi dillerini ıslatıyoruz. Bisküviler iyice ıslanmış olmalı ama kenarlardan fazla sıvı taşmamalı. Elma püremizi bunun üzerine yayıyoruz. Buzdolabında iyice soğuttuğumuz kremayı çırparak kıvamlandırıp vanilya şekeri ve pudra şekerini ilave ederek çırpmaya devam ediyoruz (daha tatlı sevenler şeker miktarını biraz arttırabilirler). Son olarak süzme yoğurdumuz ile kremayı karıştırıp hafif kuvette çok kısa süre çırpıp elma püresini üzerine yayıyoruz.
Not: Pastaban kullananlar malzemeyi ikiye bölerek iki katlı bir pasta elde edebilirler.
Tatlı bu halde en az 3-4 saat hatta mümkünse bir gece boyunca buzdolabında beklemeli.. Hatta 2 gün bile bekleyebilir kesinlikle durdukça güzelleşiyor. Servisten önce üzerine bir çay süzgeci yardımı ile toz tarçın serpebilirsiniz. Ben yapmadım ama çok ince kesilmiş ve limon suyunda bekletilmiş elma dilimleri ile de süsleyebilirsiniz. Hem tatlı hem pasta olarak servis yapabileceğiniz ve bir gece önceden hazırlayabileceğiniz bir tarif..
Tarif için Tante Gertrud ve Anneme çok teşekkür ediyorum..

15 Mart 2009

Limonlu Kaesekuchen / Cheesecake


Doğrusu bu pastamın adını nasıl yazacağımı gerçekten bilemedim. Türkiye'de bilinen adı ile cheesecake Almanca adı ile Kaesekuchen Türkçemizde "Peynir-pastası" anlamına geliyor ve bu pek iştah açıcı bir isim değil. Oysa Almanya'da çok sevilen bu pastanın peynirle pek alakası yok. Bazı tariflerde tatlı lor kullanılarak yapılan bu pastayı ben annemden öğrendiğim gibi süzme yoğurt kullanarak yapmayı tercih ediyorum. Zaten bugün vereceğim tarifi de annem uyarladı ve burada beraber yaptık. Orjinal tarif Almanya'da Deniz'in bir arkadaşından geliyor ama malzemeleri Türkiye'ye uygun olarak değiştirdik. Almanya'da bu pastanin yapiminda "Quark" denilen süzme yoğurt kıvamında bir peynir kullanılıyor. Biz ise onun yerine süzme yoğurt kullanıyoruz. Ama süzme yoğurt alırken tarihin yeni olmasına dikkat edin, ekşi yoğurtla pek güzel olmayabilir. Ben genellikle "Sütaş süzme yoğurt" kullanıyorum ve buradaki miktar tam da sütaş paketlerine uygun "750 gr". Ben kendim süzeceğim derseniz yaklaşık 1,5 kilo yoğurdu bir gece önceden bir tülbentle bir süzgecin üzerine koyup altına koyduğunuz kaseyi de arada bir boşaltarak elde edebilirsiniz.
Pasta çok hafif bir tatlı ve içindeki limon nedeniyle çok da ferah bir tadı var. İçindeki malzemeler hiç Kaesekuchen/Cheesecake yememiş olanlara garip gelebilir ama deneyenlerin beğeneceğinden eminim. Üstelik yapımı da çok kolay!
Neyse artık tarife gelelim;

Limonlu Kaesekuchen / Cheesecake
Malzemeler
Hamur:
150 gr un
1 silme tatlı kaşığı Kabartma tozu
1 Yumurta
65 gr Şeker
65 gr Tereyağı

Yoğurt kreması:
750 gr Süzme Yoğurt
50 ml(yarım çay bardağı) Sıvı yağ
80 gr Şeker
1 Limon Suyu
3 Yumurta (1 Tam + 2 sarı)
350 ml süt(1,5 bardak)
1 Paket Vanilyalı Puding tozu(750 ml süt için olan hazır poşetlerden)

Üzerine kar tabakası:
2 yumurta akı
50 gr şeker

Yapılışı:
Un, Kabartma tozu, Yumurta, Şeker ve tereyağını elinizle ya da mikserin yoğurma çubukları ile bir tart hamuru haline getirin. Yaklaşık yarım saat buzdolabında dinlendirin.
Bu arada Süzme yoğurt, Sıvıyağ, Şeker, Limon suyu, Yumurta ve yumurta sarıları(dikkat beyazlarını atmayın, sonra üzeri için kullanılacak), süt ve Puding tozu'nu büyükçe bir kaseye koyup çırpma teli ile çırparak karıştırın ya da mikserden geçirin. Bu aşamada elde edeceğiniz malzeme oldukça sıvı olacaktır bu sizi şaşırtmasın, olması gereken kıvam bu zaten...

Fırınınız 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın. Kelepçeli bir fırın kabını (26 cm'lik) yağlayıp buzdolabında dinlenmiş olan tart hamurumuzu kabın dibine ve yaklaşık 3 cm'lik kenarlarına yayalım. Oldukça ince bir hamur olacaktır. Bu hamurun üzerine yoğurtlu karışımı döküp dikkatlice fırına verin. Çok sıvı olduğundan dikkatli olun, kabın kenarından taşmasın.
175 derecelik fırında 1 saat pişecek. Bu arada pastanızı takip edin, küçük fırınlarda kenardan çıkan hamurların biraz yanma ihtimali var, henüz 1 saatin dolmasına çok varken kızarmaya başlarsa üzerini bir alüminyum folyo ile kapatıp pişirmeye o şekilde devam edin. Normal şartlarda üzerinin çok fazla kızarmaması gerekiyor.
1 saatin dolmasına az kala Yumurta aklarını çırparak sert kıvamlı bir köpük elde edin ve sonra azar azar şekeri ilave edin ve çırpmaya devam edin. Kaşıktan kolay düşmeyen kıvamda bir köpük elde etmek gerekiyor.(Yumurta aklarını çırparken mikserin çırpma tellerinde diğer hamurun kalıntıları olmamalı!) 1 saat dolduğunda pastayı çıkarıp üzerine yumurta aklarını sürüyoruz. Şimdi pastayı bir daha fırına verip 10-15 dakika üzeri güzel kızarana kadar biraz daha pişiriyoruz. Pastamız hazır. Üzerindeki yumurta akları marsh mellow kıvamında yumuşak olacaklardır.
Ancak bu pastayı ikram etmeden önce iyice soğutmak gerekiyor. O yüzden bir gece önceden hazırlamanızı tavsiye ediyorum.