15 Ekim 2009

Vanilyalı Vişne pastası


Yaşasın Şehir Hayatı... Yeniden İzmir'deyiz, evimizdeyiz.. Dalyan'da geçirdiğimiz güzel yaz'ı arkamızda bıraktık ve şehrimize döndük.. Küçük bir sahil kasabasında birkaç ay geçirmek pek güzeldi ama doğrusu yeniden şehre döndüğümüz için de hepimiz mutluyuz. Şehir hayatının curcunasına çok renkliliğine alışkın bizim gibi insanlar için kasaba hayatı 3-4 aydan sonra rahatsız edici olmaya başlıyor. En güzeli ikisini kombine edebileceğimiz bir düzeni oluşturmak olacak!...
Şimdilik kızların okul-dershane-spor olaylarına kilitlendik. Bir yandan da başka bir telaşımız var ama onun sürprizi bozulmasın, bir başka yazıya kalsın..
Bugünkü pastamın orjinal tarifi İtalya'dan e-posta ile geldi.. Tarif Özlem'e ait ama ben ufak tefek eklentilerle bambaşka bir pasta yarattım. Orjinal tarifi okuduğumda çooook eskiden Bursa Turistik pastanesinde satılan "Alman Pastası"nı anımsadım.. Arası kremalı, üzeri pudra şekerli bu keki annem ilk gördüğünde pek şaşırmış ve "Almanya'da böyle pasta yok ki!" demişti..
Gülhan ve Ada bebek'in geleceklerini öğrendiğimde önce "Tuna Dalgaları" pastasını yapmaya karar vermiştim. Ama sonra denenecek tarifler klasörümde epeydir sıra bekleyen bu keki hatırladım ve biraz farklılaştırarak ilk denememi yaptım.Sonuçta Tuna dalgaları pastası ile Kara orman pastası arasında bir pasta oldu.. İkisinden de daha hafif ama çok lezzetli.. Vişne-Vanilya-Çikolata üçlüsünün harika bir bileşeni oldu.. Bu pastaya daha orjinal bir isim vermek isterdim bu konuda pek yaratıcı değilim ne yazık ki... Aranızda pastayı deneyenler olursa bu konuda fikirlerinizi istiyorum... Bu arada Defne pastaya bayıldı ve favorileri arasına kattı... Hatta bundan sonra Doğumgünü pastası olarak bunu istiyorum diyecek kadar ileri gitti:)
Tarif oldukça minik bir pasta için: 22 cm'lik kelepçeli bir kalıp kullandım. Daha büyük bir pasta için malzemeleri aynı oranda arttırmanız gerekir.
Şimdi Tarife geçelim:
Vanilyalı Vişne Pastası
Kek Malzemesi

125 gr tereyağı
125 gr Un
125 gr Şeker
2 Yumurta
1/2 Paket kabartma tozu
1 Paket Vanilya şekeri

Krema
2 Yumurta sarısı
2 Çorba kaşığı şeker
1 Paket vanilya şekeri
1 Çorba kaşığı Un
1 fiske tuz
250 ml (Bir büyük bardak) Süt

3-4 Çorba kaşığı Damla çikolata ya da
rendelenmiş bitter çikolata

Vişne peltesi
200 gr Vişne (dondurulmuş ya da taze)
2-3 çorba kaşığı Şeker
1 paket vanilya şekeri
2-3 Çorba kaşığı Nişasta
1/2 barda su ya da vişne suyu

Çikolata cilası
100 gr Bitter çikolata
2-3 çorba kaşığı tereyağı

Kek için oda sıcaklığında olan tereyağını biraz köpürene kadar çırpıp içine şekeri ve vanilya şekerini ilave ediyoruz. Bu aşamada çırpma süresi keklerde çok önemli çünkü kekin kabarması için çok önemli olan kabarcıkların oluşumundaki ilk adım burada.. Daha sonra yumurtaları birer birer ilave ederek her biri için birer dakika çırpmaya devam ediyoruz. (Bu aşamada çırpma süresini kısa tutarsanız kekiniz kabarmayabilir ve sert olabilir. Daha sonraki aşamada içine katılan kabartma tozu sadece bu aşamada elde edilen kabarcıkların daha büyümesini sağlıyor ama yeni kabarcık oluşturamıyor... )Un ve kabartma tozunu karıştırıp ilave edin ve bu aşamada artık çok fazla çırpmayın çünkü un ile beraber çok fazla çırparsanız daha önce yaptığınız kabarcıkların patlamasına neden olursunuz. Hamuru 22 cm'lik kelepçeli bir kalıba koyup 170 derecede 20-25 dak. üzeri altın sarısı rengini alana dek pişirin.Çırpma konusundaki ipuçlarına dikkat ettiyseniz harika bir kek olacaktır!
Kek biraz soğuyunca kelepçeli kaptan dikkatlice çıkarıp uzun bir bıçakla keki ortasından ikiye ayırın.
Arasına kotymak için önce vanilya kremasını hazırlayın: Sütü bir tencereye koyup kaynama noktasına kadar ısıtın. Ateşeten indirin. Bir kasede yumurta sarılarını şeker,vanilya şekeri tuz ve un ile çırpın. Bir yandan sürekli karıştırarark bu karışımı süte ekleyin. Şimdi sütü tekrar ocağa alıp sürekli karıştırarak pişirin ve kıvamı koyulaştığında tekrar ocaktan indirin. Biraz ılındıktan sonra pastanın taban parçasının üzerine dökün ve kenarlarına kadar gelecek şekilde yayın.
Vanilya kreması biraz soğuyunca damla çikolataları yada rende çikolatayı üzerine dökün.
Bu arada vişneleri bir tencereye alıp üzerine şekeri ilave edin. Bir taşım kaynatın ve ateşten alın. Bir kasede su veya meyve suyu ile nişastayı ezin ve bu karışımı vişnelere ilave edip bir taşım daha kaynatın. Koyu kıvamlı bir pelte elde etmiş olmanız gerekiyor. Fazla koyu olursa biraz su yada meyve suyu ilave edebilirsiniz. Fazla sulu olduysa biraz daha nişasta ezip katabilir ve bir taşım daha kaynatabilirsiniz. Vişne peltesi de ılınınca çikolata parçalı vanilya kremasının üzerine dökerek yayın. pastanın üst parçasını dikkatlice vişnelerin üzerine yerleştirin.
Çikolata cilası için bir tencereye su koyup ateşe koyun. Bu suyun içine bir kap koyup (ben mari usulü) tereyağı ve çikolatayı eritin. Oldukça akışkan bir hale gelene kadar ısıtın. Bazı çikolatalar erimemekte ısrar edebilir. O zaman içine biraz daha tereyağı koyabilirsiniz. Ama fazla ısıtmamaya ve içine kesinlikle su kaçırmamaya dikkat edin yoksa çikolatanın yapısı bozulabilir.. Bu malzemeyi henüz çok sıcakken pastanın üzerine çok ince bir tabaka halinde sürün..
Tüm pastayı buzdolabında en az 2-3 saat soğutun. (rahatlıkla bir gece önceden yapabilirsiniz...)
Afiyet olsun

02 Eylül 2009

Biscotti


Yaz bitiyor!!
Kano Otel'de harika bir yaz geçirdik. Harika insanlarla tanıştık ve artık çok yakında veda zamanı geliyor. Deneyip de fotoğraflamayı başardığım birkaç tarif sırada bekliyor ama bugün sıra Biscotti'nin.
Latince Biscoctus yani çift pişirilmiş anlamına gelen bir kelimeden türeyen "Biscotti" bir tür İtalyan kurabiyesi. Ama aslında kurabiye ile peksimet arasında bir yerlerde.. Çok eskiden GDO'lar ve koruyucu E maddeleri yokken uzun yolculuklarda ve savaş zamanlarında uzun süre dayanabilen bir ürün olarak rağbet görmüş. Bugün ise yağ içermeyen bir kurabiye olması nedeni ile ilginç olabilir diye düşündüm:) En basit hali ile 2 ölçü un bir ölçü şeker ve bunları bir hamur kıvamına getirmeye yetecek kadar yumurta olarak tarif ediliyor. Bendeki tarif tabiiki çok daha detaylı. Kano otelde ağırladığımız misafirlerimizden Deniz Hanım'a tarif için teşekkür ediyorum:) Burada sık sık yaptığım bu kurabiyeleri kıtır kıtır yerken ya da kahvemize banarken hep onu andık;)Doğrusu tarifi ilk gönderdiğinde pek şaşırmıştım çünkü hayatımda ilk defa yumurtanın bile gr cinsinden yazıldığı bir tarif görmüştüm. Bana tüm tarifleri gr cinsinden verdiğim için sitem edenlere duyrulur:)) Deniz Hanım'ın gönderdiği tarif biraz büyük ölçekli idi. Benim aşağıda vereceğim tarif onun azaltılmış versiyonu. Yumurtaları da tartarak adet haline dönüştürdüm. Yine de yumurtanın büyüklüğüne göre kendini ayarlamanız açısından bir yumurtanın yaklaşık 65 gr geldiğini yazayım. Çok küçük veya çok büyük yumurtalarınız varsa belki ölçerek koymanızda fayda olabilir.
Gelelim tarife:
Biscotti
Malzemeler:
2 Yumurta (130 gr)
225 gr Toz şeker
250 gr un
150 gr file badem veya fındık
1/2 paket kabartma tozu
1 paket vanilya şekeri
2 limon kabuğu rendesi(en ince rende ile rendelenmiş)

Tarif:
Yumurta ve şekerleri iyice köpürene kadar çırptıktan sonra Un, Kabartma tozu, Vanilya, file badem veya fındık ve limon kabuklarını ekleyerek yumuşak ama şekil alabilen kıvamda bir hamur elde edeceksiniz. Hamur kıvamı epey yumuşak olduğundan büyük boy bir fırın tepsisine yağlı kağıt koyup hamuru yağlı kağıda uzun bir somun şeklini alacak şekilde dökün. Şekil vermek için yağlı kağıda sarıp biraz rulo haline de getirebilirsiniz. Bu somunu 140 derecede yaklaşık 40 dakika pişirdikten sonra iyice soğutun.(Ama soğutmadan önce mutlaka köşesini kesip sıcakken yiyin! NEFİS) Soğuyan somunu en fazla yarım cm olacak şekilde dilimleyip yeniden yağlı kağıt ile kaplanmış fırın tepsisine dizin. Bu kez de yine 140 derecede dilimli kurabiyeler hafif sararıp iyice kuruyana kadar fırında kurutun. Bu kurabiyeleri soğuttuktan sonra hemen kavanoza kaldırısanız haftalarca dayanabiliyorlar. Dalyan'ın nemli ve sıcak havasında bile hiçbirşey olmadı..
Bu arada metroya girebilen şanslılardan değilseniz file badem vs bulamayabilirsiniz. Ben yokluk zamanlarında kabuğu soyulmuş çiğ badem de kullanıyordum. keserken biraz daha zor oluyor ama tadında bir fark yok.
Afiyet olsun.

30 Temmuz 2009

"Yaz Meyveli" Kek


"Dalyan Deltası
Kafam biraz karışıktır oldum olası"

Dalyan Kano oteldeyiz ve burada sık sık Bülent Ortaçgil'in Dalyan şarkısını dinliyoruz..Burası harika insanlarla tanışmamıza vesile oluyor ve bu güzel ortamda bulunmaktan hepimiz büyük keyif alıyoruz. Ama her sabah "Nilk" adını verdiği Nil kaplumbağasını peynirle besleyen, her yaştan ve cinsiyetten misafirimizle müthiş bir muhabbete giren, babasıyla her cuma Ortaca pazarına giden, Nehire giren, İztuzuna giden ve çeşitli tekne turlarına katılma şansına kavuşan Doğa buranın tadını en güzel çıkaran kişi... Defne ise geceleri yaptığı ışıklı Poi gösterileri ile gece animasyonumuzu sağlıyor.


Defne Poi gösterisini yapıyor.. Arka planda Kaya mezarları!

Kano otelin yeni web adresi www.kanootel.com

Burada her gün bir kek ya da kurabiye yapma şansım var ama genellikle daha önceden denenmiş tarifleri uygulamayı tercih ediyorum. Bugün yazacağım tarif aslında yıllardır yaptığım bir "yaz keki" Burada da defalarca yaptığım halde bir türlü fotoğrafını çekememiştim. Sonunda dün fotoğrafladığım kirazlı kek'in fotoğrafı yukarıda, tarif ise aşağıda. Ben dün kirazlı yaptım ama şeftali, üzüm, vişne, elma gibi pek çok yaz meyvesi ile çok güzel oluyor. Bu kekin püf noktası yayvan bir tepsiye yapılması ve üzerine ince dilimlenmiş meyveler (şeftali ve elma için) konması. Böylece az hamurlu bol meyveli dilimler elde ediyorsunuz. Elmalı yaptığınızda hamurun içine biraz tarçın da ilave edebilirsiniz. Ya da vişneli yaptığınızda hamura 3-4 çorba kaşığı kakao ve 1-2 çorba kaşığı süt ekleyerek kakaolu bir kek de elde edebilirsiniz.

Yaz Meyveli Kek
Malzemeler
125 gr Tereyeğı
175 gr şeker
1 paket vanilya şekeri
3 yumurta
175 gr un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
2-3 çorba kaşığı süt
Meyveler
evde bulunan herhangi bir yaz meyvesinden 500-750 gr
ayıklanmış, çekirdekleri çıkarılmış ve gerekiyorsa ince dilimlenmiş olarak

üzerine serpmek için 1-2 çorba kaşığı pudra şekeri ve bir çay süzgeci

Tarif
Meyveleri hazırlayıp bir kenara koyduktan sonra yumuşak kıvamlı tereyağını (bu yaz sıcaklarında 20 dakika kadar dışarıda durması yeterli!)şeker ve vanilya şekeri ile mikserde önce düşük sonra yüksek devirde çırpın. Sonra birer birer yumurtaları ilave edin ve her yumurta için yaklaşık yarım dakika çırpın. Ayrı bir kaba elediğiniz un kabartma tozunu da yavaşça karıştırarak ilave edin. Hamurun kıvamı yumuşak ve hafif akışkan olmalı. Eğer kıvamı sert olduysa 1-2 çorba kaşığı süt ilave ederek karıştırın. Fırınınızı 175 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın.
Yağlamış olduğunuz fırın tepsisine(benimki yaklaşık 35*25 cm boyutlarında) hamuru yayıp üzerine meyveleri serpin. meyvelerin bir kısmı hamur pişerken içine batacaklardır o yüzden şekil vermek için fazla da uğraşmayın;)
Fırında pişme süresi yaklaşık 25-30 dakika olacaktır ama fırınınızın pişirme süreleri farklılık gösterebilir o nedenle ilk kez yaparken 20. dakikadan sonra ara sıra fırına göz atın. üzeri kızarmaya başladıysa pişmiş demektir.
Soğuduktan sonra servis sırasında üzerine bir çay süzgeci yardımıyla pudra şekeri serpebilirsiniz.
Bu arada Bülent Ortaçgil'in "Dalyan" şarkısının sözlerini merak edenler için sözleri aşağıya yazıyorum..

Dalyan Deltası…
Kafam Biraz Karışıktır Oldum Olası
Denize Doğru, Yüzlerce Yol Var
Ama Hangisi Doğru Hangisi Çıkmaz?
Aman, Sen Bir Yana Ben Bir Yana
Ayrı Düşmüşüz Yan Yana
Karşımız Deniz
Yardım Et Yoksa Gidemeyiz
Kıyıda Bir Saz Gibi Yalnızlık Olmaz
Dalyan Deltası Yaşamın Ta Kendisi
Düğümdür Dokusu
Öyle Kolay Çözülmez
Aman, Sen Bir Yana Ben Bir Yana
Ayrı Düşmüşüz Yan Yana

Bülent Ortaçgil

Bir de burada kullandığım klavye artık bazı harfleri yazmaz olmuş!... Yazımda bulacağınız hatalar tamamen klavye kaynaklıdır yine de ben özür dilerim:)

12 Haziran 2009

Naneli Limonata


Meğer ne çok seveni varmış Naneli Limonata'nın... Yaklaşık bir yıl önce bir yerlerde Naneli Limonata ile ilgili bir yazı okumuş sonra kendi limonata yapma tekniklerim ile birleştirmiş ve ilk denemelerimi yapmıştım. Sonra Dalyan'da Hande'nin Mojito yapışını seyrederken Naneli Limonata'nın da aynı şekilde yapılabileceğini düşündüm ve sonuçta aşağıdaki tarifi uygulamaya başladım. Tüm içenler çok beğenip ısrarla blog'da tarifini arar olunca ben de bloguma eklemeye karar verdim. Fotoğraf Emre ile Deniz geldiğinde Emre Limonataya saldırmadan az önce çekildi..
Eski limonata tariflerinde mutlaka limonun kabuğu rendelenir ve şekerle harmanlanarak bekletilirmiş. Ancak bizim zamanımızda artık ilaçlanmamış limon bulmak neredeyse imkansız olduğu için ben limon kabuğunu pek kullanmıyorum. Organik ürünler kullanma şansına sahip olanlar limon kabuklarını rendeleyip nane-şeker karışımına ilave edebilirler..
Malzemeler
6-7 adet Limon
12-15 çorba kaşığı şeker
12-15 dal Taze Nane
1,5 - 2 lt su

Tarif
Vaktiniz varsa birkaç saat önceden 10-12 çorba kaşığı şekeri bir bardak su ile bir cezvede kaynatıp bir şerbet elde edin ve soğutun(Vaktiniz yoksa limonatayı daha sonra bol buzla soğutabilirsiniz). Şimdi Naneden bir kaç dalı dekorasyon için ayırıp diğerlerinin sadece yapraklarını çukur bir kaba koyun. 1-2 çorba kaşığı şekeri bu nane yapraklarının üzerine koyup baharat ezmek için kullandığınız bir havan eli(sarımsak kokmasın lütfen!!) ya da tahta bir kaşık ile nane ve şekeri ezerek nanelerin nefis kokusunun ve aromasının çıkıp şekere karışmasını sağlayın. Bu karışımın üzerine limonların suyunu sıkıp dökün. Mümkünse bu karışımı 30-60 dakika dinlendirin (aceleniz varsa dinlendirmeden de oluyor!)
Servisten önce nane-şeker-limon suyu karışımını ince telli bir süzgeçten ya da bir tülbentten geçirip şekerli şerbet ve soğuk suyu üzerine ilave edin. Suyun ve şerbetin tamamını dökmeden arada bir lezzetini kontrol edin ki sizin damak tadınıza en uygun tatlılıkta limonatayı elde edin.
Bardaklara servis sırasında içine bol buz ile beraber bir dal nane, bir dilim limon ve birer pipet koyun..
Alternatif bir sunum için bir gün önceden buz kalıplarına nane yaprakları ile beraber su koyup dondurun ve bardaklara bu naneli buzlardan koyun ;)
Bir Alternatif daha; Limonatayı su yerine maden suyu ile sulandırırsanız nefis bir gazoz elde edersiniz.
Bu limonatanın her türlüsü Bacardi ile yaz akşamlarında çok iyi gidiyor:) bknz."Mojito"

31 Mayıs 2009

Çilek Rüyası


Haftasonunda minik Lara ile ziyaretimize gelen Emre ile Deniz'e hangi pastayı istersiniz diye sorduğumda daha Bursa'da yeni yemiş olmalarına rağmen "Elma Rüyası" cevabını verdiler.. Ama manavdaki çilekleri gördükten sonra Elma rüyası yerine onun biraz değiştirilmiş bir versiyonu olan "Çilek Rüyası" yapmaya karar verdik.
Daha önce mutfak dergilerinden birinde görüntü olarak buna benzeyen bir tatlı görmüş ve sunumu çok beğenmiştim. Bu tatlı için biz yaklaşık 1 kg çilek kullandık ama biraz daha az miktarda da kullanabilirsiniz. Artan çilekler için size bir fikir verebilirim:
Çileği ben pek seviyorum ve mevsiminde haftada 2 kez alıyorum ama alındığı gün tüketilmezse ertesi güne de kalmaması gereken pek narin bir meyve... Bu nedenle o gün yenmeyeceği belli olduktan sonra çilekleri çok az bir miktarda pudra şekeri ve birkaç damla limon suyu ile blender'dan geçirip çilek püresi elde ediyorum ve bu püreyi buz küpleri hazırlamakta kullanılan plastik kaplara koyuyorum. 2-3 saat sonra donmuş olan çilek küplerini bir buzluk poşetine ya da bir buzluk kabına koyup ağzını sıkıca kapıyorum. Bu şekilde elde ettiğim çilek küplerini dondurma sosu olarak, çilekli süt hazırlamak için ya da çilekli pastalar için kullanabiliyorum ve taze çilek lezzetinde oluyorlar. Küpler halinde olduğundan porsiyonları da uygun şekilde ayarlayabiliyorum. Bu fikir nedeniyle bu yazıya dipfriz etiketi koyacağım ama aşağıdaki tatlı dipfrize koymak için pek uygun değil:)
Malzemeler:
8-10 adet kedi dili bisküvi
1/2 bardak elma suyu
1 paket pastörize krema(250 ml)
250 gr süzme yoğurt
2 paket vanilya şekeri
3-4 çorba kaşığı pudra şekeri
1 kg çilek
1 muz
2- çorba kaşığı limon suyu

Tarif:
Çilekleri yıkayıp ayıkladıktan sonra muzu dilimleyip kararmaması için üzerine limon suyunu dökün.İyice soğutulmuş kremayı soğutulmuş bir kabın içinde önce düşük sonra yüksek devirde iyice çırparak köpürtün, vanilya şekeri ve pudra şekerini ilave ederek biraz daha çırpmaya devam edin. Süzme yoğurdu da katıp biraz daha çırpın ve bu aşamada tadını kontrol edin gerekiyorsa biraz daha pudra şekeri ilave edebilirsiniz..
Şimdi 6 adet büyükçe su bardağını alın (viski bardakları dah da uygun) bardakların dibine birer kaşık krema karışımı koyup üzerine elma suyuna batırarak ıslattığınız kedi dili bisküvilerinden koyun üzerine muz ve çilek karışımını koyup tekrar krema - kedi dili - meyve karışımı olacak şekilde bardak dolana kadar dizmeye devam edin.
En üste birer kaşık krema gelecek şekilde miktarı ayarlamaya çalışın.
Bu tatlı buzdolabında birkaç saat durabilir ama ertesi güne kalırsa güzel olmaz. Aynı gün içinde tüketmenizi tavsiye ederim. Ama zaten merak etmeyin o kadar nefis oluyor ki ertesi güne kalmayacaktır;)

Derya'nın Su Böreği


;) Hepimizin tarif defterlerinde böyle isimler vardır.. Annemin limonlu pastası, Nur Yengenin çorbası, Tante İlse'nin Brownie'si, Tante Helga'nın elmalı pastası ve Derya'nın Su böreği gibi.. Ben tarifi seneler önce Derya'dan almıştım ve bu nedenle benim defterime bu isimle girdi. Aynı tarif bir başka defterde bir başka isimle anılıyordur muhakkak.. Bu anonim tarif muhtemelen pek çok yemeksever tarafından biliniyordur ama annem benden ısrarla tarifini isteyince ve ben de bu aralar iki gün ara ile bu böreği pişirince bloguma girmeye hak kazandı.. Geri bildirimlerini bekliyorum anne!

Çocuklu ailelere mutlaka tavsiye ederim çünkü bizim kızların ikisinin de favori böreği bu... Geçtiğimiz haftasonu ilk kez bizi ziyarete gelen yeğenimiz Lara bebek de ilk kez börek yedi:)Sanırım onunda favorileri arasına girecek..

Kıvam olarak biraz su böreğini, biraz da fırında makarnayı andırıyor ve bu böreği yaptığınız yufkaların ille de incecik olması gerekmiyor. Market tipi paketli yufkalarla da gayet güzel oluyor. Hatta bence onlar malzemeyi daha iyi çektiklerinden onlarla daha bile güzel oluyor.. Böreğin aslında tek özelliği bir gece önceden hazırlanıp buzdolabında bekletilmesi.. Böylece sütlü yumurtalı karışımı yufkalar iyice emip yumuşacık lezzetli bir börek elde ediyorsunuz..Yapması da pek kolay:

Malzemeler:
4 yufka
3 yumurta
2 bardak süt (400ml)
2 çorba kaşığı yoğurt
1/2 çay bardağı sıvı yağ(70 ml)
400-500 gr böreklik lor

Büyük boy kare Borcam ya da 25*25 boyutlarına uygun bir fırın kabı

Tarifi:
Fırın kabını yağlayıp hazırlayın. Yufkaları yarıya keserek uzun kenarına biraz lor dökerek(çok fazla koymayın)yufkayı gevşekçe bir rulo halinda sarın sonra da biraz büzerek fırın kabına yerleştirin. Aynı işlemi diğer yufkalarla tekrarlayarak hepsini helezonik olarak fırın kabına yerleştirin. Uygun boyutta bir fırın kabı kullanıyorsanız yufka ruloları biraz sıkıştırarak da olsa kaba sığacaktır.
Süt, yumurta, yoğurt ve sıvıyağı derin bir kapta çırparak karıştırın ve bu karışımı yufkaların üzerine dökün. Şimdi kabın üzerini bir streç folyo ile kapatarak en az bir gece boyunca buzdolabında bekletin. Bu süre boyunca yufkalar sütlü karışımı iyice emeceklerdir.Ertesi gün Fırında 180 derecede üzeri güzelce kızarana dek yaklaşık 30-40 dakika pişirin...
Önce güzelce kabaran bu börek ne yazık ki sonra iniyor.. Benimki de kesilip fotoğraflanana kadar epey sönmüştü ama lezzetinden birşey kaybetmiyor:)

25 Mayıs 2009

Waffel


Waffel denildiğince pek çoğunuzun aklına mis gibi vanilya kokusu ile beraber diktörtgen şeklinde üzeri binbir çeşit meyve ve sosla tatlandırılan bir tür belçika tatlısı geliyordur. Oysa Waffel benim için yuvarlak olmalı ve bu yuvarlaklar küçük kalplerden oluşmalıdır. Hamuru incecik olmalı ve üzerine sadece taze çırpılmış krema ve sıcak vişne sosu konmalıdır. Hadi hava çok sıcaksa dondurma ile soğuk vişne sosu da olabilir.. Ama sadece o kadar...
Waffel kelimesinin kökünün Flamanca'da arı peteği anlamına gelen bir kelimeden geldiği düşünülmekle beraber waffel yapmakta kullanıldığı düşünülen ilk waffel presleri 9. yy civarına tarihlenerek Belçika'da bulunmuş. Almanya'da her panayır'da muhakkak satılan waffel'lar için yüzlerce tarif olmakla beraber benim favori tarifim "Das Dr. Oetker Grundbackbuch" kitabımdan. Waffel'ları hazırlamak için Tchibo'dan aldığım ikili bir Waffel makinası kulanıyorum. Türkiye'de satılan Waffel makinalarının çoğu dikdörtgen şeklindeki kalın Belçika Waffelları hazırlamak için kullanılıyor. Benim tercihim daha ince olan yuvarlak Alman tipi waffeller!.
Yukarıdaki Fotoğraf ise yine Dalyan Kano Otel'de çekildi. (Bu arada Kano otel internet sitesine bir süredir virüs uyarısı nedeniyle giriş yapılamıyor, yeni sitemiz hazırlanıyor!)
Waffel
Hamur için malzemeler:
175 gr Tereyağı
175 gr Şeker
1 paket vanilya şekeri
4 Yumurta
1 fiske tuz
200 gr Un
50 Gr Nişasta
1/2 tatlı kaşığı Kabartma Tozu

Üzerine
250 gr dondurulmuş vişne
2-3 çorba kaşığı şeker
1-2 çorba kaşığı nişasta

1 paket pastörize krema
Sıcak günlerde kremanın hemen yumuşamasını engellemek için bir poşet krema sertleştirici kullanabilirsiniz.

Tarif:
Öncelikle Vişne sosu için vişneleri bir tencereye alıp nişasta ve şekeri üzerine ilave edin, vişneleri bir taşım kaynatıp tadını ve kıvamını kontrol edin. Gerekiyorsa şeker ya da biraz suyla ezilmiş nişasta ilave ederek ya da çok katı kıvamlı olduysa biraz su ilave ederek yumuşak kıvamlı bir pelte elde edin. Pelte soğuk yenecekse önceden hazırlayıp soğutmuş olmalısınız, Alman usulü sıcak pelte koyacaksanız tencerede kalabilir.
İyice soğuttuğunuz kremayı yine soğutulmuş bir kabın içinde soğutulmuş çırpma telleri ile mikserde önce düşük sonra yüksek devirde çırparak kıvamlı bir hale gelmesini sağlayın. Hazır kremayı iyice soğuması için hamur hazırlanana kadar buzluğa da koyabilirsiniz. Ya da buzdolabının en üst rafına koyarak serin kalmasını sağlayın. Eğer ortam çok sıcaksa ve krema bir müddet servis için dışarıda duracaksa kremayı çırptıktan sonra bir paket krema sertleştirici ilave edebilirsiniz.

Hamur için; Tereyağını eritip mikserle köpürene kadar çırpın. Şeker ve vanilya şekerini ilave edip çırpmaya devam edin. Birer birer yumurtaları(oda sıcaklığında olurlarsa hamur daha güzel olur) ekleyip tuzu da katın. Un,nişasta ve kabarta tozunu bir süzgece koyup(İkea'da özel un süzgeçleri var eleyerek hamura karıştırmak için çok pratik) orta devirde çırparken yavaş yavaş hamura ilave edin. Akışkan kıvamlı bir hamur elde etmiş olmalısınız. Eğer kıvamı fazla sert olduysa biraz süt yada su koyarak akışkan hale getirebilirsiniz.
Waffel makinanızı yağlayıp(yeni modeller genellikle pek yağlanmayı gerektirmiyorlar!) ısıtmaya başlayın. Makine iyice ısındığında yaklaşık bir büyük servis kaşığı dolusu hamuru hızlıca makinenin içine yayıp kapağını kapatıp bir süre bastırın. Bu sürede hamur ısınıp makinenin içine yayılacaktır. Makinenin cinsine göre 1-2 dakikada waffellar üzeri kızararak servise hazır hale geleceklerdir. Hazır olan Waffel'ları bir tel ızgara üzerine alıp sonra da fazla soğumasını beklemeden önceden hazırladığınız krema ve vişne sosu ile servis yapın.
Yalnız waffel servisi yapmak biraz Mangal başında durmaya benziyor, mutlaka makinenin başında durmak gerekiyor ve siz ancak sonuncu waffel pişirildikten sonra misafirlerinizin yanına geçebiliyorsunuz. Benimki gibi açık mutfağı olanlar bu sırada muhabbetten kopmadan waffel pişirebilirler:)
Her waffel üzerine bir kaşık krema ve bir kaşık vişne peltesi ile servis edilir.
Bu arada waffel servisi için yaratıcılığınıza sınır koymayın.. Çeşit çeşit meyvelerden çikolata soslarına ve dondurmalara kadar pek çok malzeme waffel'lara yakışıyor..